Kanallar şehri Venedik

Kanallar , sular ve köprüler şehri Venedik..

Kanallar Şehri Venedik, İtalya’nın kuzeydoğusunda bulunan ve aynı zamanda Veneto (İtalya’nın 20 bölgesinden biri) ‘nun başkentidir. İngilizce’de Venice , İtalyanca’da Venezia olarak söylenir. Sayılarla Venedik; 117 ada, 170 kanal ve irili ufaklı 400 köprü bulunmaktadır. Yaklaşık 300.000 kişi yaşıyor. Hem de bu kadar insan kazıkların üzerinde yaşıyor düşünebiliyor musunuz ?Kazık denince yanlış anlaşılmasın, mühendislik harikası olan Venedik evlerinin inşasından bahsediyorum. Hikayesine de girelim biraz..

M.S 5. YY’da saldırıların hedefi haline gelen bu lagün şehrinin sakinleri akarsu akıntılarını yönlendirerek atlı askerlerin ulaşmasını imkansız kılarak kurtuluşa kavuşmuşlar. Komşu ülkelerden yüzdürerek getirdikleri kütükleri, çamur zemini biraz daha derinleştirerek çaktıktan sonra aynı çamurla etraflarını sıvamışlar. Evlerini de kütüklerin üzerine kondurarak Kanallar şehri Venedik’te yaşam alanlarını oluşturmuşlar. Ama nasıl olur da kütükler suyun içinde çürümez ?? Tahtanın çürümesi için hava ve suyun aynı anda teması gereklidir. Suyun altı oksijenden yoksun. Bu durumda tahtalar çürümüyor. Hatta,  alüvyondan zengin toprak kil gibi kazığı sarıyor ve daha güçlendiriyor. Bu kadar inşaat muhabbeti yeter 🙂

Karayolu ile ulaşabileceğimiz son noktaya kadar gidiyoruz , bizi vapurettolarla iskeleye götürüyorlar ve romatik şehir Venedik’e ayak basıyoruz..

İtalya’nın bir çok şehrinde görmeye alışık olduğumuz gibi, sanatsal ve görsel açıdan kendini hemencecik gösterebilen devasa yapılar çıkıyor karşımıza.

Şehrin orta kesimine doğru yürümeye başladığımızda sağımızda valilik binası ve Dükler Sarayının sol kanadı kalıyor.

Dükler Sarayı’nın denizden görünümü

400 ün üzerinde köprüsü olduğunu söyledik Venedik’in ama bahsedeceğimiz bir köprü var ki diğerlerinden farklı  olarak kara parçalarını değil binaları birbirine bağlıyor; Hasret köprüsü (Ponte Sospiri) : Şehre yapılan yeni hapishaneye (Pirigione Nuove ) Dükler sarayından geçmek için Barok tarzında yapılmış köprü. ‘ Bridge of sighs ‘ ( iç çekme köprüsü) olarak bilinir ve adını mahkumların hapishaneye gitmeden önce son kez Venedik’e karşı bakıp iç çekmelerinden alır.

Gondol turu: Gelelim o muhteşem , Venedik ile özdeşleşmiş  ve romantizmin doruklarına varılan gondol turu ayrıntılarına.. Gondola adımınızı attığınızdan itibaren, bu tecrübe ile ilk kez yapılan bir eylem olmanın dışında bedeninizde sıra dışı bir heyecan hissediyorsunuz.. Gittiğinizde bana hak vereceksiniz. Gondolun bir şoförü var ki bu adamlar özel eğitimli kişiler. Gondol kullanmayı kanoda kürek çekmenin çok ötesinde bir zorluk olarak düşünebiliriz. Dar sokaklar, bu adamların yeteneklerini gözler önüne seriyor. Gondol seyahati boyunca sebebini bilmediğimiz bir endorfin ve dopamin salgısı kaplıyor içinizi. Mühendislik harikası olan evler arasında gezerken bitmesini istemeyeceğiniz bir ruha haline sokuyor.

Gondol birazdan                           Hasret Köprüsü’nden geçecek

 

Bir başka Venedik kanalı

San Marco meydanı ( Piazzetta San Marco) : Venedik’in en ünlü meydanıdır. Ünlü San Marco Bazilikası , Dükler sarayı ve Aziz Mark’ın Çan Kulesi bu meydanda yer alır. Meydanın sonunda yani Bazilika’nın tam karşısında Correr ve Arkeoloji müzeleri yer alıyor. Torre dell’Orologio (saat kulesi) diğer bir görsel değeri olan yapıt. Meydan ilk olarak pazar yeri amacıyla kurulmuş. Zamanla temizliğinin zor olması sebebiyle bu uygulama kaldırılmış. Turizm için hizmet verir olmuş. San Marco Meydanı ile ilgili İtalya ziyaretinizi planlama açısından önemli bir bilgi ; tüm şehrin sularla çevrili olmasının bir handikapı olarak yılın eylül ve mart ayları arasındaki zaman diliminde meydanın sular altında kalma olasılığı ve ziyaret edilememesi mümkün olabiliyor.

Torre dell’Orlogio (Saat Kulesi)

Dükler sarayı ile Sansoviane kütüphanesi arasında kalan bölümde iki adet sütun göze çarpıyor. Birinin üzerinde San Marco’dan önce şehrin korucusu olan Kraliçe Teodora’nın heykeli, diğerinin üzerinde ise San Marco’yu temsil eden bronz bir aslan heykeli bulunmaktadır.

Tarihi yerler dışında kafeler, restoranlar ve sanat galerileri meydanda  keyifli zaman geçirmeniz ve yorgunluk atmanız için iyi birer alternatifler . Cafe Florian, dünyaca ünlü  İtalyan klasik müzik ustası Antonio Vivaldi’nin ilham alarak sanatını icra ettiği bir mekan olarak ün salmış.

San Marco Bazilikası (Basilica di San Marco) : 1987 yılında hem Venedik hem de San Marco Bazilikası UNESCO Dünya Miras listesine alınmış. Ayasofya Müzesi baz alınarak yapılmış olması dikkat çekicidir. Venedik katedrali olarak bilinen bu kilise, Venedik’in en büyük bazilikasıdır. Yunan haç planına göre yapılmıştır. 5 kubbelidir ve kubbelerindeki altın yaldızları sebebiyle ‘Altınların Kilisesi’ denilir. İç duvarlarında Hz. İsa’nın hayatı ve mucizeleri ile San Marco’nun hayatını resmedilmiş. Dış süslemede ise Venedik’i temsil eden kanatlı aslan figürü ve 4 at heykeli kullanılmış. Bu 4 at heykelinin İstanbul’dan çalınarak getirildiği rivayetler arasında.

San Marco Bazilikası (Basilica di San Marco )
Bazilikanın tavan resmi
Bazilikanın girişindeki at figürleri

Aziz Mark’ın Çan Kulesi: 99 metre yükseklikteki bu çan kulesi 9.yy’da yapılmış. 20. yy’da ise önceleri hasar gören ve bir kez tamamen çöken kule yeniden inşaa edilmiş. Deniz ve atış amaçlı yapılmış ancak günümüzde turistik bir yer olarak kullanılıyor. Venedik manzarası izlemek isteyenler muhakkak kuleye çıkmalılar.

Aziz Mark’ın Çan Kulesi

Büyük Kanal (Grande di Canale) : Venedik ulaşımın ana arteri. Gondol, su botu ve deniz taksisi ile seyahat imkanı mevcut. Büyük kanal etrafında, Venedik’in dünyanın ticaret başkenti olduğu dönemlerde zengin ailelerin adına yaptırılan ve adlarıyla yaşayan bir çok bina bulunur.

Grande di Canale (Büyük Kanal)

İlk ve en meşhur olanı Ponte di Rialto (Rialto köprüsü) olmak üzere 3 adet köprü de büyük kanal üzerinde bulunur. Rialto köprüsü ahşap olarak inşa edilmiş. Ancak çökmelerden sonra ilk haline benzer şekilde taş köprü olarak yenilenmiş. Üzerinde kuyumcular ve ilginizi çekebilecek el emeği cam eserlerin sergilendiği mağazalar bulunmakta. Gezmenizi tavsiye ederim.

Ponte di Rialto (Rialto Köprüsü)

Venedik elbette gezmek, görmek ve duygusunu yaşamak için çok özel bir yer. Cam işçiliğinin anavatanı olarak ünlenen  Burano ve Murano adaları bizim zaman ayıramadığımız bir bölge oldu. Vaktiniz bol olursa değerlendirebilirsiniz.  Birbirinden ilginç maskeleriyle ünlü Venedik’ten tarzınıza uygun bir tane maske almanızı da tavsiye ederiz.

Hadi şimdi, valizini hazırla!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir